2015.10.08

Kategori » Dualar

Vakıa Suresi Fazileti

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:


"Her kim her gece Vakıa Suresini okursa, ona asla fakirlik isabet etmez."

"Vakıa Suresi, zenginlik suresidir. Onu okuyunuz ve o sureyi kadınlarınıza ve çocuklarınıza da öğretiniz.

Vakıa suresi oldukça etkili ve kuvvetli bir suredir. İslam alimleri bu sure için sürekli okumayı alışkanlık eden kimselerin dünyada huzura ve rahat ereceği, dünya nimetlerinden faydalanacağından,  Sabah ve akşam okunduğu taktirde kişinin açlık yada diğer sıkıntılardan uzak bir hayat süreceği bahsedilmektedir.

Ölüm döşeğinde olan bir kimseye münkar ve nekir melekleri sual sorduğu sırada Vakıa suresi okunursa sorulara cevap vermesi kolaylaşır.

Helal rızık, fakirlik çekmemek ve zahmete girmeden kazanç isteyen kimseler bu duayı günde 40 defa 40 gün boyunca okuduğu taktirde Allah’u Teala onu muradına nail eder

İkindi ve akşam namazlarından sonra bol ve helal kazanç için okunması önerilmiştir. İkindi namazının ardından 14 defa, akşam namazlarının ardından okunması tavsiye edilir.

Bazı islam alimleri ise vakıa suresinin ölen bir kimsenin üzerine okunması halinde üzerindeki kabir azabını hafifleteceğini, Ölmekte olan bir kimseye okunması halinde ise Allah’ın izni ile imanla dünya hayatını sonlandıracağı söylenmiştir.

Vakıa Suresi Okunuşu
 

Bismillâhirrahmânirrahîm

İzâ ve kaatil vâkıah (vâkıatu)

Leyse li vak’atihâ kâzibeh (kâzibetun)

Hâfidatun râfiah (râfiatun)

İzâ ruccetil ardu reccâ(reccen)

Ve bussetil cibâlu bessâ (bessen)

Fe kânet hebâen mun bessâ (bessen)

Ve kuntum ezvâcen selâseh (selâseten)

Fe ashâbul meymeneti mâ ashâbul meymeneti

Ve ashâbul meş'emeti mâ ashâbul meş’emeti

Ves sâbikûnes sâbikûn (sâbikûne)

Ulâikel mukarrebûn (mukarrebûne)

Fî cennâtin naîm (naîmi)

Sulletun minel evvelîn (evvelîne)

Ve kalîlun minel âhirîn (âhirîne)

Alâ sururin mevdûnetin.

Muttekiîne aleyhâ mutekâbilîn (mutekâbilîne)

Yetûfu aleyhim vildânun muhalledûn (muhalledûne)

Bi ekvâbin ve ebârîka ve ke’sin min maîn (maînin)

Lâ yusaddeûne anhâ ve lâ yunzifûn (yunzifûne)

Ve fâkihetin mimmâ yetehayyerûn (yetehayyerûne)

Ve lahmi tayrin mimmâ yeştehûn (yeştehûne)

Ve hûrun înun

Ke emsâlil lu’luil meknûn (meknûni)

Cezâen bi mâ kânû ya’melûn (ya’melûne)

Lâ yesmeûne fîhâ lagven ve lâ te’sîmâ (te’sîmen)

İllâ kîlen selâmen selâmâ (selâmen)

Ve ashâbul yemîni mâ ashâbul yemîn (yemîni)

Fî sidrin mahdûd (mahdûdin)

Ve talhın mendûd (mendûdin)

Ve zıllin memdûd (memdûdin)

Ve mâin meskûb (meskûbin)

Ve fâkihetin kesîrah (kesîretin)

Lâ maktûatin ve lâ memnûah (memnûatin)

Ve furuşin merfûah (merfûatin)

İnnâ enşe’nâ hunne inşââ (inşâen)

Fe cealnâ hunne ebkârân (ebkâren)

Uruben etrâbâ (etrâben)

Li ashâbil yemîn (yemîni)

Sulletun minel evvelîn (evvelîne)

Ve sulletun minel âhırîn (âhırîne)

Ve ashâbuş şimâli mâ ashâbuş şimâl (şimâli)

Fî semûmin ve hamîm (hamîmin)

Ve zıllin min yahmûm (yahmûmin)

Lâ bâridin ve lâ kerîm (kerîmin)

İnnehum kânû kable zâlike mutrefîn (mutrefîne)

Ve kânû yusirrûne alel hınsil azîm (azîmi)

Ve kânû yekûlûne e izâ mitnâ ve kunnâ turâben ve izâ men e innâ le meb’ûsûn (meb’ûsûne)

E ve âbâunel evvelûn (evvelûne)

Kul innel evvelîne vel âhirîn (âhirîne)

Le mecmûûne ilâ mîkâti yevmin ma’lûm (ma’lûmin)

Summe innekum eyyuhed dâllûnel mukezzibûn (mukezzibûne)

Le âkilûne min şecerin min zakkumin

Fe mâ liûne minhel butûn (butûne)

Fe şâribûne aleyhi minel hamîm (hamîmi)

Fe şâribûne şurbel hîm (hîmi)

Hâzâ nuzuluhum yevmed dîn (dîni)

Nahnu halaknâkum fe lev lâ tusaddikûn (tusaddikûne)

E fe reeytum mâ tumnûn (tumnûne)

E entum tahlukûnehû em nahnul hâlikûn (hâlikûne)

Nahnu kaddernâ beynekumul mevte ve mâ nahnu bi mes- bûkîn (mesbûkîne)

Alâ en nubeddile emsâlekum ve nunşiekum fî mâ lâ ta’lemûn (ta’lemûne)

Ve lekad alimtumunneş etel ûlâ fe lev lâ tezekkerûn (tezekkerûne)

E fe reeytum mâ tahrusûn (tahrusûne)

E entum tezre ûnehû em nahnuz zâriûn (zâriûne)

Lev neşâu le cealnâhu hutâmen fe zaltum tefekkehûn (tefekkehûne)

İnnâ le mugremûn (mugremûne)

Bel nahnu mahrûmûn (mahrûmûne)

E fe reeytumul mâellezî teşrebûn (teşrebûne)

E entum enzeltumûhu minel muzni em nahnul munzilûn (munzilûne)

Lev neşâu cealnâhu ucâcen fe levlâ teşkurûn (teşkurûne)

E fe reeytumun nârelletî tûrûn (tûrûne)

E entum enşe’tum şeceretehâ em nahnul munşiûn (munşiûne)

Nahnu cealnâhâ tezkireten ve metâan lil mukvîn (mukvîne)

Fe sebbih bismi rabbikel azîm (azîmi)

Fe lâ uksimu bi mevâkiin nucûm (nucûmi)

Ve innehu le kasemun lev ta’lemûne azîm (azîmun)

İnnehu le kur’ânun kerîm (kerîmun)

Fî kitâbin meknûn (meknûnin)

Lâ yemessuhû illel mutahherûn (mutahherûne)

Tenzîlun min rabbil âlemîn (âlemîne)

E fe bi hâzel hadîsi entum mudhinûn (mudhinûne)

Ve tec’alûne rızkakum ennekum tukezzibûn (tukezzibûne)

Fe lev lâ izâ belegatil hulkûme (hulkûme)

Ve entum hîne izin tenzurûn (tenzurûne)

Ve nahnu akrebu ileyhi minkum ve lâkin lâ tubsirûn (tubsirûne)

Fe lev lâ in kuntum gayre medînîn (medînîne)

Terciûnehâ in kuntum sâdikîn (sâdikîne)

Fe emmâ in kâne minel mukarrebîne (mukarrebîne)

Fe revhun ve reyhânun ve cennetu naîm (naîmin)

Ve emmâ in kâne min ashâbil yemîn (yemîni)

Fe selâmun leke min ashâbil yemîn (yemîni)

Ve emmâ in kâne minel mukezzibîned dâllîn (dâllîne)

Fe nuzulun min hamîm (hamîmin)

Ve tasliyetu cahîm (cahîmin)

İnne hâzâ le huve hakkul yakîn (yakîni)

Fe sebbih bismi rabbikel azîm (azîmi)

Rahman ve Rahim Olan ALLAH’ın Adıyla


Onun vuku bulmasını yalanlayan (kimse) yoktur

O vakıa (müthiş olay) vuku bulduğu zaman

O; alçaltıcıdır, yükselticidir

O zaman arz (yeryüzü) şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmıştır.

Ve dağlar ufalanarak parçalanmıştır.

Böylece dağılıp toz zerrecikleri haline gelmiştir.

Ve (o zaman) siz üç sınıfa ayrılmış olursunuz.

İşte ashabı meymene [meymene sahipleri, amel defteri (hayat filmleri) sağından verilen cennetlikler], (ama) ne ashabı meymene!

Ve ashabı meşeme [meşeme sahipleri, amel defteri (hayat filmleri) solundan verilen cehennemlikler], (ama) ne ashabı meşeme!
Ve sabikunlar (hayırlarda yarışıp ileri geçenler), sabikunlar.

İşte onlar (sabikunlar). Mukarrip (Allah'a yaklaştırılmış) olanlardır.

(Onlar), naim cennetlerindedirler

(Onlar), evvelkilerden bir ümmettir

Ve (onların) birazı sonrakilerdendir

Altın ile örülmüş, mücevherlerle (inci ve yakutla) süslenmiş tahtlar üzerinde

Onların üzerinde karşılıklı olarak yaslananlar onlardır (mukarrebun olanlardır)

Onların etrafında halidun olan (ölümsüz) gençler dolaşır

Akan pınarlardan doldurulmuş kâseler, ibrikler ve billur kadehler ile

Ondan (o şaraptan) başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar

Ve arzu ettikleri meyvelerden

Ve canlarının çektiği kuş etlerinden (sunulur)

Ve harika güzel gözlü huriler (vardır)

Sanki saklanmış inci tanesi gibi

Yapmış olduklarının mükâfatı olarak

Orada boş bir söz işitmezler ve günaha girmezler.

Sadece selâm, selâm sözü söylenir.

Ashabı yemin [yemin sahipleri, amel defterleri (hayat filmleri) sağından verilenler], (ama) ne ashabı yemin!

(Ashabı yemin), dikensiz sedir ağaçları arasında.

Ve meyveleri kat kat dizili muz ağaçları (arasında).

Ve uzayan gölgeler (içinde).

Ve çağlayan sular (arasında).

Ve pekçok meyveler (arasında).

Eksilmeyen ve yasaklanmayan.

Ve yüksetilmiş döşeklerdedirler (tahtlardadırlar).

Muhakkak ki Biz, onları yeni bir inşa (yaratılış) ile inşa ettik (yarattık).

Böylece Biz, onları bakireler kıldık.

Eşlerine düşkün, aynı yaşta olarak.

Ashabı yemin [yemin sahipleri, amel defterleri (hayat filmleri) önünden ve sağından verilenler] için.

(Onlar) evvelkilerden bir ümmettir.

Ve de sonrakilerden bir ümmettir.

Ve ashabuş şimal [şeamet (kötülük), meşeme sahipleri, amel defteri (hayat filmleri) sollarından verilenler, cehennemlikler], (ama) ne ashabuş şimal!

(Ashabuş şimal), semum (iliklere işleyen bir sıcaklık) ve hamim (kaynar su) içindedir.

Ve kara dumandan bir gölge ki.

Ne serinleticidir ne de rahatlatıcıdır.

Muhakkak ki onlar, daha önce mutrafi idiler (varlık içinde zevklerine dalmışlardı).

Ve onlar, büyük günahta ısrar ediyorlardı.

Ve şöyle diyorlardı: “Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı? Biz gerçekten, mutlaka beas mı edileceğiz (yeniden mi diriltileceğiz)?”


Ve evvelki (bizden önce ölen) babalarımız (atalarımız) da mı?

De ki: “Muhakkak ki evvelkiler ve sonrakiler de (diriltilecek).”

Malûm (bilinen) günün, belirlenmiş bir vaktinde mutlaka toplanılmış olacaklardır.

Sonra siz, ey gerçekten dalâlette olan yalanlayıcılar!

Siz mutlaka zakkum ağacından yiyecek olanlarsınız.

Böylece karınlarını onunla dolduracak olanlarsınız.

Sonra da onun üzerine hamimden (kaynar sudan) içecek olanlarsınız.

Öyle ki, içtikçe susayan hasta develerin içişi gibi içecek olanlarsınız.

(İşte) bu, onların dîn günündeki ziyafetleridir.


Sizi Biz, Biz yarattık. Hâlâ tasdik etmiyorsanız.


Öyleyse akıttığınız meni nedir, gördünüz mü (ne olduğunu idrak ettiniz mi)?

Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan Biz miyiz?


Sizin aranızda ölümü Biz, Biz takdir ettik. Ve Biz, önüne geçilmiş (veya geçilebilecek) olan değiliz (bu takdirimizi kimse bozamaz).

Sizin (dünya hayatındaki) emsallerinizi (bedenlerinizi), (ölümle) değiştirmemiz ve (ahiret âlemi için) sizi, bilmediğiniz bir şekilde (yeniden) yaratmamızda (Bizi geçecek yoktur).


Ve andolsun ki, ilk neş'eti (yaratılışı) bildiniz, hâlâ tezekkür (tefekkür) etmiyorsanız.

Öyleyse ektiğiniz ekin nedir (onu) gördünüz mü? (Her bitkinin tohumundan kendi türüne has yeni bir bitkinin yetişmesi için gerekli olan şifrelerin ve gelişim programının, ektiğiniz tohum içinde saklı olduğunu biliyor musunuz, idrak ediyor musunuz?)
Onu siz mi yetiştiriyorsunuz, yoksa onu yetiştiren Biz miyiz?

Eğer Biz dileseydik, elbette onu kuru ot kılardık (yapardık). O zaman siz şaşırıp kalırdınız.

Gerçekten biz ziyana uğrayanlarız.

Hayır, biz mahsulden (üründen) mahrum bırakılanlarız (derdiniz).

Ayrıca siz, o içiyor olduğunuz suyu gördünüz mü?


Onu (suyu) bulutlardan siz mi indirdiniz, yoksa indiren Biz miyiz?

Eğer dileseydik, onu acı kılardık (yapardık), öyle ise (niçin) hâlâ şükretmiyorsunuz?

Ayrıca o yaktığınız ateşi gördünüz mü?

Onun ağacını siz mi inşa ettiniz, yoksa inşa eden (halkeden) Biz miyiz?

Biz, onu (ateşi) bir ibret ve çöl yolcuları (sahrada konaklayanlar) için bir meta (ısı ve ışık kaynağı) kıldık.

Artık Rabbini “Azîm” ismi ile tesbih et.


Artık hayır! Yıldızların mevkilerine yemin ederim.

Ve muhakkak ki o, gerçekten çok büyük bir yemindir, keşke bilseniz.

Muhakkak ki O, gerçekten Kerim olan Kur'ân'dır (Kur'ân-ı Kerim'dir).

Mahfuz (korunmuş) olan bir Kitap'tadır (Levhi Mahfuz'dadır).

O'na, tahir olanlardan (maddî ve manevî arınanlardan) başkası dokunamaz.


Alemlerin Rabbi tarafından (kısım kısım, âyet âyet) indirilmiştir.

Yoksa siz, bu söze inanmayan, şüphe eden kimseler misiniz?

Ve siz, yalanlamış olmanızı kendinize rızık ediniyorsunuz. (Kur'ân'daki sözlerin âlemlerin Rabbi tarafından indirildiğinden şüphe ettiğiniz için rızkınız, nasibiniz sadece yalanlamak oluyor.)

O halde can boğaza gelmiş olsa değil mi ki (siz öylece).

Ve siz, o anda (ona öylece, bir yardım yapamayarak sadece) bakarsınız.

Ve Biz, ona sizden daha yakınız fakat siz görmezsiniz.

Öyleyse eğer siz (amellerinizin karşılığında) ceza görecek kimseler değil iseniz.

Eğer siz sadıklarsanız, onu geri çevirirsiniz.

Fakat o eğer mukarrebin olanlardan (Allah'a yakın olanlardan) ise.

O taktirde, ferahlık, huzur, güzel kokulu bitkiler ve naim cenneti vardır.

Fakat yemin sahiplerinden (ashabı yeminden yani hayat filmleri sağından verilenlerden) ise.
O zaman ashabı yeminden (hayat filmleri sağından verilenlerden) “sana selâm olsun” (denir).

Ve fakat dalâlette olan ve yalanlayanlardan ise.

O taktirde kaynar sudan bir ziyafet vardır.

Ve alevli ateşe atılma vardır.

Muhakkak ki bu (anlatılanlar), elbette o (verilen haberler), Hakk'ul yakîn'dir (yakîn olan haktır, kesin olarak gerçektir).

Artık Rabbini “Azîm” ismi ile tesbih et.

 

Vakıa Suresi Dinle


Vakıa Suresi Arapça Okunuşu

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ﴿١﴾ لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۢ﴿٢﴾ خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ﴿٣﴾ اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجاًّۙ﴿٤﴾ وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَساًّۙ﴿٥﴾ فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثاًّۙ﴿٦﴾ وَكُنْتُمْ اَزْوَاجاً ثَلٰثَةًۜ﴿٧﴾ فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ﴿٨﴾ وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ﴿٩﴾ وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ﴿١٠﴾ اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ﴿١١﴾ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ﴿١٢﴾ ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ﴿١٣﴾ وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ﴿١٤﴾ عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ﴿١٥﴾ مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ﴿١٦﴾ يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ﴿١٧﴾ بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ﴿١٨﴾ لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ﴿١٩﴾ وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ﴿٢٠﴾ وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ﴿٢١﴾ وَحُورٌ ع۪ينٌۙ﴿٢٢﴾ كَاَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ۬ الْمَكْنُونِۚ﴿٢٣﴾ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ﴿٢٤﴾ لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْواً وَلَا تَأْث۪يماًۙ﴿٢٥﴾ اِلَّا ق۪يلاً سَلَاماً سَلَاماً﴿٢٦﴾ وَاَصْحَابُ الْيَم۪ينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَم۪ينِۜ﴿٢٧﴾ ف۪ي سِدْرٍ مَخْضُودٍۙ﴿٢٨﴾ وَطَلْحٍ مَنْضُودٍۙ﴿٢٩﴾ وَظِلٍّ مَمْدُودٍۙ﴿٣٠﴾ وَمَٓاءٍ مَسْكُوبٍۙ﴿٣١﴾ وَفَاكِهَةٍ كَث۪يرَةٍۙ﴿٣٢﴾ لَا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍۙ﴿٣٣﴾ وَفُرُشٍ مَرْفُوعَةٍۜ﴿٣٤﴾ اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ﴿٣٥﴾ فَجَعَلْنَاهُنَّ اَبْكَاراًۙ﴿٣٦﴾ عُـرُباً اَتْـرَاباًۙ﴿٣٧﴾ لِاَصْحَـابِ الْيَم۪ينِۜ ۟﴿٣٨﴾ ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ﴿٣٩﴾ وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ﴿٤٠﴾ وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِۜ﴿٤١﴾ ف۪ي سَمُومٍ وَحَم۪يمٍۙ﴿٤٢﴾ وَظِلٍّ مِنْ يَحْمُومٍۙ﴿٤٣﴾ لَا بَارِدٍ وَلَا كَر۪يمٍ﴿٤٤﴾ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ﴿٤٥﴾ وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظ۪يمِۚ﴿٤٦﴾ وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ﴿٤٧﴾ اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ﴿٤٨﴾ قُلْ اِنَّ الْاَوَّل۪ينَ وَالْاٰخِر۪ينَۙ﴿٤٩﴾ لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى م۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ﴿٥٠﴾ ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ﴿٥١﴾ لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ﴿٥٢﴾ فَمَالِـؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ﴿٥٣﴾ فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَم۪يمِۚ﴿٥٤﴾ فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْه۪يمِۜ﴿٥٥﴾ هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّ۪ينِۜ﴿٥٦﴾ نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ۟﴿٥٧﴾ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَۜ﴿٥٨﴾ ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ﴿٥٩﴾ نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَۙ﴿٦٠﴾ عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ ف۪ي مَا لَا تَعْلَمُونَ﴿٦١﴾ وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ﴿٦٢﴾ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَحْرُثُونَۜ﴿٦٣﴾ ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ﴿٦٤﴾ لَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَاماً فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ﴿٦٥﴾ اِنَّا لَمُغْرَمُونَۙ﴿٦٦﴾ بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ﴿٦٧﴾ اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذ۪ي تَشْرَبُونَۜ﴿٦٨﴾ ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ﴿٦٩﴾ لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجاً فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ﴿٧٠﴾ اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّت۪ي تُورُونَۜ﴿٧١﴾ ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَـهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ﴿٧٢﴾ نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعاً لِلْمُقْو۪ينَۚ﴿٧٣﴾ فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ۟﴿٧٤﴾ فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِـعِ النُّجُومِۙ﴿٧٥﴾ وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظ۪يمٌۙ﴿٧٦﴾ اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَر۪يمٌۙ﴿٧٧﴾ ف۪ي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ﴿٧٨﴾ لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَۜ﴿٧٩﴾ تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ﴿٨٠﴾ اَفَبِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ﴿٨١﴾ وَتَجْعَلُونَ رِزْقَـكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ﴿٨٢﴾ فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ﴿٨٣﴾ وَاَنْتُمْ ح۪ينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ﴿٨٤﴾ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰـكِنْ لَا تُبْصِرُونَ﴿٨٥﴾ فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَد۪ين۪ينَۙ﴿٨٦﴾ تَرْجِعُونَـهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ﴿٨٧﴾ فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ﴿٨٨﴾ فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَع۪يمٍ﴿٨٩﴾ وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِۙ﴿٩٠﴾ فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِ﴿٩١﴾ وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّب۪ينَ الضَّٓالّ۪ينَۙ﴿٩٢﴾ فَنُزُلٌ مِنْ حَم۪يمٍۙ﴿٩٣﴾ وَتَصْلِيَةُ جَح۪يمٍۙ﴿٩٤﴾ اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ﴿٩٥﴾ فَسَبِّـحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ﴿٩٦﴾

 

30.11.2016

avatar

sefir

ALLAH C.C bizlere ne lütuflar sunmuş ki degerini kıymetini bilmek gerek ve gerekenleri yerine getirmek gerek Allahıma şükürler olsun ki lütufları sayesinde başımız dik bu duadada oldugu gibi çok faydalı eğerki okumadıgım zaman kendimi nedense suçlu hissediyor kendimde bir eksiklik hissediyorum okuyuncada Allahıma şükürler olsun ferahlıyor içim rahatlıyorum. Birtek bu dua için deil bütün duaların ayrı ayrı bir şifası vardır insanlar üzerinde . herkezi okumaya davet ediyorum sağlıcakla kalın....

29.11.2016

avatar

Selma

Sayfamızı ve yorumlarinizi çok beğenerek okuyorum ben kuran okumayı bilmiyorum turkcesini okusam olmazmi

18.11.2016

avatar

Anıl

mucize...kesinlikle mucize birşey bu dua. her akşam okuyun okumaya devam edin.. okumaya başladım sadece maddiyatım değil hayatım tümüyle düzene girdi. bunun yanı sıra bol bol salavat getirin. Alllah razı olsun...

11.10.2016

avatar

Narkotip

Ya güzel kardeşim Allah\'ın bileceği soruları insanlara sormamayı öğrendiğimiz ve kulaktan duyma Müslüman olmadığımız ve Kur\'an okuyup anlamaya çalıştığımız zaman sorularınızın cevaplarını bulabilirsiniz inşallah. Yok hocam geri döner mi ? Yok şöyle yaşam benim ki kabul olur mu vs vs... Bırakın kardeşim Allah herşeyin doğrusunu bilir. İnsanlara sormayı bırakın.

06.10.2016

avatar

Shehla

salamaleykum. Men Turkiyede qadinlar ucun hafizlik mektebine nece qatila bilerem

06.10.2016

avatar

shehla

salamaleykum Bilmek isteyirem surelerin her hansi niyyetin qebulu ucun nece defe oxunmasi Qur an ve sunneyle ne qeder dogrudur

23.08.2016

avatar

yusuf

sadece bunumu okumamız gerekiyor İzâ ve kaatil vâkıah bilen varsa lütfen yardımcı olsun

19.08.2016

avatar

isa

GÜNDE 40 DEFA 40 GÜN OKUNURSA MURADINIZ HASIL OLUR

17.08.2016

avatar

ertan

Günde kaç kez okuyacagiz

09.08.2016

avatar

tugba

ben senelerce bu duayı okudum bırakırsam inanın okadar kötü durumlara düşüyorum ben sırrını denedim okuyun inananın ekmek bulamıyorduk yemeye tirlyonlar bizim oldu ama bir ara hasta oldum kanser kendi derdimden okumadım yine ekmege muhtac olduk yine başladım şükür iyyiz okuyun rabim mahrum etmiyoooooooooo

31.07.2016

avatar

Ünal Can

Dua paylaşımlarınız için teşekkür ederim. Yalnız yorum yazan birkaç arkadaşa söylemek istiyorum. Yüce Allah\'ın adını yazarken O\'nun ismini küçük harfle yazarken vicdanları rahat edebiliyor mu? Allah\'ın ismine saygılı olmayı öğrenelim..nSelametle..

07.07.2016

avatar

Aişe

S.a bazı arkadaşlara belirtiyorum, allahın adıyla biraz da aklınızı çalıştırıp, saçma saçma sorular sormasanız!

15.06.2016

avatar

aslan

vaka süresini türkcesini okusak olurmu

05.06.2016

avatar

Mehmet

Durak olduğu için vekiah diye okunur durulur sonra diğer ayet okunur. Mesut kardeş

18.05.2016

avatar

Gerekmez

Ayriyeten bu sitenizi cok begeniyorum . Allah razi olsun

18.05.2016

avatar

Gerekmez

Murat Akin arkadasimiza cogunluk katiliyorum. nKendime sira gelince Vakia suresi gercekten guclu bir sure cokta korkunc ayni zamanda.nAma bence Murat arkadasin dedigi gibi dua etmenin derecelere girdigini ve nasil dua etmemiz lazim gerektigini cok iyi bilmemiz ve anlamamiz sart. Ve Kurani kendine oz halinde okumamiz sart yoksa cok hatalarla karsi karsiya kaliriz. Selamlar

12.04.2016

avatar

Murat AKIN

Arkadaşlar bakıyorum da Hepiniz şüphesiz Müslüman çocuğusunuz. Şu yorumlara bakıyorum da herkesin derdi var ve derdine çare arıyor. Ancak herkes kendine göre kolay bir yol bulmaya çalışıyor. Her şeyde olduğu gibi duanın da bazı şartları var, onlar yerine gelmeden olmaz. Bir defa Bir müslüman olarak ne yazık ki Kitabımız Kur\'an-ı Kerimi okumayı bilmiyoruz. Kur\'anda geçen bir ayet var \"Kur\'ana abdestsiz olarak el sürmeyiniz\" der. Değil okumak el sürmek bile caiz değildir. Bu Kur\'an okumanın birinci şartıdır. Kapı çalınmadan içeri girilmez. Bir de Arapçadan okumakla türkçesinden okumak arasında dağlar kadar fark var. Türkçe okuduğu zaman hatasız okumak mümkün değil, Kur\'anı kerimde bir birine benzeyen harfler vardır, Peltek okunan, ince okunan, kalın okunan harfler vardır. Bunu türkçede ayırt etmek mümkün değil, öyle olunca da bir harf hatasından hatta bir hareke hatasından mana değişir ve tehlikeye düşersin. Kur\'an-ı Kerim okumak o kadar da zor değil. Her gün 5 harf öğrensen bir haftada öğrenir gidersin. Ama bilen birinden öğrenmek şartiyle. Yoksa Cd\'den internetten öğreneyim dersen Ustasız şöförlük öğrenmek gibi olur, gene hatalı öğrenirsin. Bir de dua edilirken hâlis bir niyetle ve de kalbinde en ufak bir şüphe olmadan dua edeceksin. Hâşa Allah\'ı sınar gibi \"ben ettim olmadı\" dersen Allah hakkında şüpheye düşmüş olursun. Bizden dua etmek, kabul edip etmemek o\'na kalmış. Kaldı ki hâlis niyetle yapılan duaları Allah kabul eder, ama bazen hemen olur, bazen de gecikmeli olur sebebini bilemeyiz. Bazen de hiç olmaz, belki olmaması daha hayırlıdır bilemeyiz. Birazda kusuru kendimizde aramalıyız. Bir dilenci elini açıp birinden para isterken yalvarışını düşünün. Biz Allahtan dilek dilerken nasıl davranmamız lazım. Abdest olmasın, Türkçeden okuyalım (yanlış olsun) fark etmez. O zaman elbette olmaz. Şifreyi yanlış çevirirsen çanta açılmaz...Haydi Kur\'an öğrenmeye.. Çok mu zor. \"Önce çalışmak sonra dua dinin esası, Kabul olunur ancak, çalışanın duası\"

11.04.2016

avatar

Harun

Azim .. amin

10.04.2016

avatar

maral

Sagbolun

07.04.2016

avatar

Ünzile

Biz bayan olarak kirk gün ardarda okumamiz maalesef imkânsız bu sebepten ara verip sonra kaldığımız yerden devam etsek olurmu yoksa o aradaki boşluğu nasıl tamamlayacağiz .şimdiden teşekkürler...

27.03.2016

avatar

mesut

merhaba nyazmis oldugunuz vakia suresi kimi yerde szin yazdiginiz gibi kimi yerde parentez icindeki yazili olanlar gibi cumlelerin sonu farklinİzâ ve kaatil vâkıah (vâkıatu) burdada oldugu gibi vakiah mi diyoruz vakiatu mu birisi cevaplasin lutfen

17.03.2016

avatar

serdal arici

Yaradanın adıyla amin

15.03.2016

avatar

erdi seyar

Vakıayı abdessiz okuyabilirmiyiz? diye sorana bende bir şey sormak isriyorum ey sevgili kardeşim biz Allah\'tan diyelim ki bir evlat istedi o bize sadece bir parmağını yolladı sizce olurmu? ngüzel abdestimizle temiz kıyafetlerimizle usulunce yapalım ki istemeye beklemeye yüzümüz olsun. hayırlı akşamlar.

08.03.2016

avatar

Feride

Kocamın bana donmesı dılegım okusam kabull olurmu

02.03.2016

avatar

Süleyman

Allah razı olsun sıtenizden vakıa suresını her gece okuyorum Allahım inşallah dualarımızı kabul eyler,,,,

28.02.2016

avatar

ALPARSLAN

Selamınaleyküm hocam Surenin sonunda Rabbini Azim ismiyle tesbih et deniyor. Benim sorum bunu nasıl tesbih edeceğiz. Ya Azim minEl-Azim mi. Allah Razı Olsun bana yazarmısınız.

11.02.2016

avatar

cigdem

rabbim razi olsun allahin selami uzerinizde olsun tum okuyanlarin dualari kabul olsun

19.01.2016

avatar

Admin

@Sevgi Zorlu Hanım, Abdestsiz Vakıa suresi ve diğer sureler okunur Bu konuda sorun yok. Edindiğimiz bilgi ve kaynaklara göre Abdestsiz kuran-ı kerim\'de ezberden okunur El sürmemek tutmamak kaydı ile.

18.01.2016

avatar

sevgi Zorlu

Vakıa suresi abdestsiz okunur mu?

08.01.2016

avatar

ÖZLEM

Allah razı olsun Rabbim bizlere merhamet eylesin iman kur\'an hayirli bereketli riziklar versin

14.12.2015

avatar

burak denizci

Allah razı olsun. Vakıa suresini ezberlemeye çalışıyorum sitenizden faydalanıyorum sürekli olarak Hakkınızı helal edin inşallah

11.12.2015

avatar

Buğra

Allah razı olsun her gün mutlaka okurum bu sureyi

Soru Sorun

Facebook Beğen


Esmaül Hüsna Sırları

Esmaül Hüsna Nedir? Esma’ül Hüsna Arap&cc ...

Esmaül hüsna faziletleri

Esmaül Hüsna’nın Faziletleri   ALLAH: Ya Allah ş ...

Allah ın 99 ismi

Bizleri yoktan var eden Rabbimize ne kadar minnettar olsak, ne kadar ş&uu ...

esmaül hüsna anlamları

  1)      ALLAH: Tüm isim ve sıfatları ...

Ya Vedud faziletleri

Ya Vedud esması Yüce Allah’ın 99 isimlerinin biridir. Bir ç ...

4444 salatı tefriciye duası

Faziletleri bakımından oldukça önemli olan salatı tefriciye hakkı ...

Tebbet Suresi

Tebbet suresi mekkede inmiş olup 5 ayetten oluşmaktadır. Manası itibari ile k ...

Felak Suresi

Felak suresi, Kuran-ı Kerimin 113. Suresidir.  Medine'de indirilmiş ...

Nas Suresi

Nas Suresi Medine’de indirilmiş olup, toplamda 6 ayetten oluşmaktad ...

İnşirah suresi

İnşirah suresi Mekke’de inmiş olup 8 ayetten oluşan, kuran-ı kerim&rsqu ...

Rahman Suresi

Rahman Suresi 78 Ayetten oluşup Ra’d Suresinden sonra Mekke’de in ...

Nasr Suresi

Nasr, yardım demektir. Sûrede Allah'ın Hz. Peygamber'e yardım e ...

Fetih Suresi Fazileti

Fetih Suresi ve faziletlerini sizler için bir araya topladık. Ka&ccedi ...

Maun suresi

Maun suresi Et-Tekâsü suresinden sonra Mekke’nin ilk yılları ...

Kevser Suresi

Kuran-ı kerimin 108. Suresi olan kevser suresi mekke döneminde adiya ...

Fil Suresi

Fil Suresi Okunuşu   Elem tera keyfe fe'ale rabbüke biash ...

Mülk Suresi ( Tebareke )

Bismillâhirrahmânirrahîm Tebârekellezî bi ...

Amme ( nebe ) suresi

Haber anlamını taşıyan Nebe sözcüğü Kuran-ı Kerim’in 78. ...

Bakara suresi

Bakara suresi Kuran-ı kerim'in ikinci ve en uzun suresi olma özelliğ ...

Kureyş suresi

Bismillâhirrahmânirrahîm 106/KUREYŞ-1: Li îl& ...

Asr Suresi

Bismillâhirrahmânirrahîm 103/ASR-1: Vel asr(asri). ...

Karınca ( Bereket ) Duası

Allahümme ya Rabbi Cebrâîle ve Mîkâile ve İsr&ac ...

Ezan Duası

Müezzinin ezanını işittiğiniz anda sizlerde ezanı tekrar ediniz. Sonra b ...

Yemek Duası

Dualarımız olmazsa olmazımız, en zor anlarımızda kurtarıcımız olarak tanımlan ...

Tövbe duası (tevbe)

Her insanoğlu bilerek ya da bilmeyerek gün içinde günaha d&u ...

Rızık Duası

Her evde, her işyerinde olması arzu edilen şeylerden biri helal kazanç ...

Uyku Duası

Peygamber efendimizin uykusuzluğa tutulan sahabe Zeyd b. Sabit r.a. hazretler ...

Şifa Duası

İnsanoğlu her zaman sağlıklı ve sıhhatli bir şekilde yaşayacağının garantisin ...

Fatiha Suresi Faziletleri

Fatiha Suresi Müddesir suresinde sonra 7 ayetten oluşarak Mekke’de ...

Yasin Suresi Faziletleri

Bu sure, ismini iki harften ibaret olan ilk ayetten almış ve Mekke’de i ...

ihlas suresi faziletleri

Bismillahirrahmanirrahim   Kul hüvallâhü ehad. ...

Kafirun Suresi

Bismillahirrahmanirrahim. Kul yâ eyyühelkâfirûn. L ...

Nazar Duası

İslam dininde hak olan Nazar, Bir insanın başka bir insana kıskanarak bakması ...

Kunut duaları

Hz Muhammed’in akşam namazını kıldığı sırada üçünc ...

Vakıa Suresi Fazileti

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Her ki ...

şahmeran duası gerçek mi

Yılanların kralı anlamını taşıyan şahmeran sözcüğü farsç ...

Kenzül Arş Duası

Kenzül Arş Duası her türlü hacet, dilek, hastalık gibi durumla ...